Topluma ve sosyal paydaşlara sosyal, kültürel ve çevresel konulardaki duyarlılığın ifade edildiği en değerli platformlardan biri olan Sosyal Sorumluluk Projelerine bu yıl Bir Dilek Tut Derneği ile beraber, biz de start verdik.

Make-A-Wish® Foundation, 1980 yılında ABD’de kurulan, 41 ülkede faaliyet gösteren 50 şube ile uluslararası bir dernek. Bu dernek 3-18 yaş arası hayati tehlike taşıyan bir hastalıkla mücadele eden çocukların dileklerini yerine getiren, çocuklara ve ailelerine mutluluk ve hayata bağlanma gücü vermeyi hedefleyen, Türkiye’de de 16.yılını doldurmuş bir sivil toplum kuruluşu.

Şu an Türkiye’de bir çok kurum ile çalışan Bir Dilek Tut Derneği, Uzman Doktorların ve Psikologların yönlendirmesiyle, farklı illerde yaşayan çocukların dileklerini çalıştıkları kurumlara iletiyor. Kurumlar çalışanları ile beraber çocuğun dileğini nasıl bir senaryo ile daha keyifli hale getirebileceği üzerinde çalışıyor. Bunu yaparken de çalışanlar Dernek’in projeye başlamadan önce onlara bir kerelik vereceği 3 saatlik eğitimin yönlendirmesiyle hareket ediyor. Derneğin, Uzman Doktor ve Psikologların yönlendirmesiyle kurgulanan süreç, bizlerin çocukların hastalıklarıyla mücadele süreçlerinde yapacağımız sihirli dokunuşlarla; morallerini en yükseğe taşıyarak, hayallerini hayata geçirmemizle tamamlanıyor.

Biz de en büyük hayali balerin olmak olan Sabah’ın dileklerini hayata geçirmek için çalıştık. Hayali olan pembe masa üzerindeki bilgisayarı, en sevdiği çizgi film karakteri olan Elsa’yı, bale yapma hayalini, sevdiği yemekleri, oyuncakları ona kendi hayal dünyamızda kurgulayarak sunduk. Sabah’ın evinde başlayıp, dans okulunda devam edip yine evinde sonlanan dilek günü bizlerde ve onun yüreğinde unutulmayacak anılar bıraktı.

Sabah’ın dileklerini yerine getirken, ona özel bale kıyafetleri ayarladık, sevdiği futbol takımının oyuncularının imzalarının olduğu forma hediye ettik. Bunu yaparken futbol sever kardeşini de unutmadık. Ona da tuttuğu takıma ait imzalı forma ve top hediye ettik ve dilek günü gelmeden önce küçük sürprizler yaptık. Sabah için sayısız sürprizin planlandığı o özel günde, onu evinden alıp, dans okuluna götürdük. İlk defa bale kıyafeti giyen Sabah’a, bir gönüllümüzün arkadaşı olan profesyonel dans hocasıyla beraber bale yaptırttık. Ona özel bir bale sertifikası hazırladık, ona “Geleceğin en güzel balerini “ Oscar’ı verdik.

Sonrasında en sevdiği çizgi film karakteri Elsa’nın kostümünü giydirip, aynı mekanda ona sürpriz olarak hazırladığımız ve tüm konsepti Elsa olarak tasarladığımız, çalışanlarımızın ve çalışanlarımızın yakınlarının yaptığı ikramların olduğu konseptte bu özel günü onunla beraber yaşadık.

Minik balerinlerin de olduğu bu güzel ortam çok güzel karelere sahne oldu.

Sabah o kadar mutlu oldu ki minik balerinlerle de bale yapmak istedi ve tekrar bale yapıp, partiye geri döndü.

Biz partimizi yaparken, bir diğer sürpriz olan pembe masa üzerindeki bilgisayar da hayranı olduğu sanatçının şarkısı açık bir şekilde evinde onu bekliyordu. Bu kurguyu da onu eve almaya gittiğimizde onu oyalarak yaptık. Sürprizlerin her aşamasını Gönüllüler olarak tasarladık. Parti sonrası eve gittik ve Sabah’ı bu özel sürprizine de kavuşturduk.

PASHA Bank Gönüllüleri olarak bir parçası olduğumuz bu projede maddi imkanlarımızı kullanarak değil kişisel ilişkilerimizle ve emeğimizle hasta bir çocuğun dileklerini gerçeğe dönüştürmenin ne kadar değerli bir şey olduğunu çok yakından hissettik. Onun sağlığına kavuştuğu günü görmek için sabırsızlanıyoruz ve gönüllüler olarak gönlümüzü koyduğumuz bu csr projesinde bulunmaktan gurur duyuyoruz.

PASHA Bank Gönüllüleri sosyal sorumluluk projeleri ile yeni hikayeler yazmaya gönüllü olmaya devam edecek.