pasha2020
zirvesine çıkmıştır. Salgının yarattığı belirsizlik tüm merkez bankalarının para politikalarında gevşemeye gitmesine neden olmuştur. ABD Merkez Bankası (FED), 2008 yılından bu yana ilk defa olağan para politikası toplantısını beklemeden faiz indirimine gitmiştir. Mart ayı içerisinde FED, politika faizini toplam 150 baz puan indirerek %1,50-1,75 aralığından %0-0,25 bandına çekmiştir. Sınırsız tahvil alımı yapacağını duyuran FED ayrıca diğer merkez bankalarıyla swap hattı ve repo aracılığıyla küresel ABD doları likiditesini artırma yönünde iş birliğine gitmiştir. ABD ekonomisi 2020 yılında ilk çeyrekte %5, ikinci çeyrekte ise %31,7 ile rekor seviyede daralmıştır. Salgın öncesinde 50 yılın en düşük seviyelerinde seyreden işsizlik oranı, Nisan ayında %14,7 ile tarihi yüksek seviyeye çıkmıştır. Normalleşme adımlarının etkisiyle iktisadi faaliyetler Haziran ayında toparlanmış ve ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte %33,1 oranında büyümüştür. Kasım ayında koronavirüse karşı yüksek etkinliğe sahip aşıların geliştirildiğine yönelik açıklamalar, küresel ekonomik aktiviteye ilişkin beklentileri ve finansal piyasaları olumlu yönde etkilemiştir. ABD seçimlerinin sona ermesinin ardından, 2021 yılında ülkede yeni teşvik paketine ilişkin gelişmeler beklenmektedir. FED’in 2021 yılında faiz oranlarını mevcut seviyede tutmaya devam edeceği ve güçlü bir toparlanma için daha fazla bütçe harcamasına gideceği tahmin edilmektedir. Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2020 yılında para politikasında değişiklik yapmayarak politika faizini %0, mevduat faizini -%0,50 seviyesinde tutmuştur. ECB, Euro Bölgesi dışındaki merkez bankalarına teminat karşılığı euro likiditesi sağlayacağı bir repo imkânı başlatmıştır. Euro Bölgesi ekonomisi birinci çeyrekte %3,7, ikinci çeyrekte %11,7 küçüldükten sonra üçüncü çeyrekte %12,5 ile hızlı biçimde büyüse de yıllık bazda küçülmeye devam etmiştir. Euro Bölgesi ekonomisinde salgının etkisiyle oluşan zayıflık, özellikle talep göstergelerinde net biçimde görülmüştür. Ağustos ayından bu yana deflasyona işaret eden yıllık TÜFE artışı Kasım’da da -%0,3 düzeyinde gerçekleşerek söz konusu durumun sürdüğünü göstermiştir. Salgının yayılma hızındaki yükselişle birlikte yeni karantina önlemlerinin devreye alınması belirsizlik yaratmaktadır. Öte yandan, AB ülkelerinin aşıya dünyanın geri kalanına kıyasla nispeten daha erken ulaşabileceği varsayımıyla Aralık ayından itibaren özellikle güven göstergelerinde bir toparlanma gözlenmiştir. ECB’nin 2021 yılında da faizlerde değişiklik yapmayacağı, varlık alım programının devam edeceği beklenmektedir. 1. çeyrek 2. çeyrek 3. çeyrek +% 4,4 -% 9,9 +% 6,7 Türkiye ekonomisi 2020 yılı büyüme oranları Faaliyet Raporu 2020 PASHA Bank Genel Bilgiler 19
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTc5NjU0